22 Ekim 2017 Pazar

Korkunç Bir Maraton




Periodic Library blogunun sahibi Esseve Rin korkunç bir maraton başlatmış. Korkuyla aram iyi olmasa da katılmak istedim.  16 Ekim’de başladı ve 31 Ekim’de son bulacak. İşte benim listem:

Diziler
  1. Hannibal
  2. Stranger Things (Yeni sezon 27 Ekim’de yayınlanacak. İzleyebildiğim kadarıyla izleyeceğim.)
Kitaplar
  1. Korku-gerilim türüne ait bir kitap: Dorian Grey’in Portresi - Oscar Wilde
  2. İçinde fantastik yaratık içeren bir kitap: 
  3. Korkunç kapağı olan bir kitap:


Filmler
  1. Kült korku filmi: The Shining
  2. Türk yapımı korku filmi: 
  3. Fantastik yaratık içeren bir film: Alien
  4. Korkunç bir maraton listesinden bir film: Life

16 Ekim 2017 Pazartesi

Sıfır Sayı - Umberto Eco

Sıfır Sayı, Umberto Eco’nun son romanı. Kapağıyla ilgimi çeken bu romanın konusuna direk giriş yapalım.

Bir kaybeden olan Colonna “yazı işleri sorumlusu ya da benzeri bir şey” sıfatıyla hiç çıkmayacak bir gazetenin hazırlanışını anlatan bir kitap yazması için Simei adlı gazeteci tarafından işe alınıyor.

“Ama gerçek anlamda kaybeden biri olmaya ne zaman başladım, biliyor musun? Kaybeden biri olduğumu düşünmeye başlayalı beri.”
Hiç çıkmayacak olan bu “Yarın” adlı gazetenin sahibinin amacı ise şöyle: “Finans ve politika dünyasının güzel salonunu rahatsız edebileceğini kanıtladıktan sonra, olasılıkla bu güzel salon ona bu düşünceden vazgeçmesini rica edecek, o da Yarın tasarısını bir kenara kaldırıp güzel salona giriş yapma iznini koparmış  olacak.”

Simei’nin ise başka planları vardır: “Her şey suya düşerse kitabı yayımlarım. Bomba gibi patlayacak ve yayın hakkı adına bana belli bir gelir sağlayacaktır. Ya da, olur ya, birileri yayımlamamı istemez ve bana bir total verir.”


“Gazeteyi yapan haber değil, haberi yapan gazetedir.”

Colonna içinde değişik tipte insanların bulunduğu bir ekiple çalışır. Bu çalışmalarda gazeteciliğin inceliklerini okuyoruz, bir aşka tanık oluyoruz ve Braggadocio ile “Mussolini sağ mı?” sorusunun cevabını araştırıyoruz.

Kitap Colonna’nın evine birilerinin girdiğinden şüphelenmesiyle başlıyor. Kitabın başındaki bu olay beni meraklar içinde bırakarak sonuna kadar okumamı sağladı. Acaba ne olacak, ne olacak diyerek iki günde okudum. Okurken de harap oldum. Kitapta okurken eğlendiğim gazeteciliğin arka yüzü gibi bölümlerle beraber derin devlet işleri, papa suikastleri de vardı. İşte bu kısımlar bana gerçekten ağır geldi. Derin devlet falan bana göre değilmiş. Fakat şu bahsettiğim girişiyle okumaya devam ettim. İlginç bir şekilde ne kadar kıvranarak okusam da sevdim kitabı. Ağır ama değişik bir tadı var.

Herkese göre bir kitap değil. İlginizi çektiyse beğenirsiniz ama. :)

30 Eylül 2017 Cumartesi

Eylül Kutusu #2


𝇦🎜♬

Günler kısaldı... Kanlıca'nın ihtiyarları
Bir bir hatırlamakta geçen sonbaharları.
Yalnız bu semti sevmek için ömrümüz kısa...
Yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa...

İçtik bu nâdir içki'yi yıllarca kanmadık...
Bir böyle zevke tek bir ömür yetmiyor, yazık!

Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor;
Lakin vatandan ayrılışın ıztırâbı zor.

Hiç dönmemek ölüm gecesinden bu sâhile,
Bitmez bir özleyiştir, ölümden beter bile.

Eylül Sonu - Yahya Kemal Beyatlı

27 Eylül 2017 Çarşamba

Papatya Demeti #3

Sevgili Aden
Son günlerde bir şeyler aradığımın farkına vardım. Böyle gözlerimi dikip dakikalarca ona bakacağım. Ve o şeyde içimde açığa çıkmamış, varlığından bile habersiz olduğum duygularıma dokunacak. Gözlerimden yaşlar süzülecek. Önce korkunç bir acı yaşayacağım. Fakat sonrasında paha biçilemez bir mutluluk. Ya da bir şey okuyacağım. Zihnimin derinliklerine girerken göz yaşları gözüme doluşacak. Yanaklarımdan süzülürken  huzura kavuşacağım.

Sevgili Aden
Böyle bir şey var olabilir mi? Varsa nedir? Varsa nerededir? Belki de bakıyorumdur da görmüyorumdur. Sanki tam gözümün önündeymiş gibi. Ya da her yerde. Kainattaki en küçük zerreden başlayıp en büyüğüne kadar. Her yerde... Olabilir mi?

22 Eylül 2017 Cuma

Eylül Kutusu #1

* Ah yalnızım, şu koltuk kadar. Ama mekanım güzel. :P *


...
Bir hayalet gibi kapındadır
yalnızlık denilen şey
ufkun kararabilir birden
için çölleşebilir
Kaçışın bile bir adımdır
ya da dönüşündür kendine
Unutma

Her sayfası kederle kararan
bir hüzün defterine döner günler
ve her sabah 'merhaba hüzün'
'merhaba yalnızlık'
diyerek başlarsın hayata
Ama hayat bağışlamayacaktır seni
Unutma
...
Ahmet Telli - Yalnızsan Eğer