14 Ağustos 2017 Pazartesi

Papatya Demeti


 Sevgili Aden
Bu akşam babamla yıldızlara baktık. Yıldızlar biraz utangaçlar. Etrafında başka ışıklar olunca yerlerini belli etmiyorlar. Onları görebilmek için şehir ışıklarından uzağa gittik. Onları hayal ediyordum. Fakat bu kadar güzelini hayal etmiyordum. Karanlıkta parıldayan çiçekler onlar. Siyah tuvalin üstünde ışıldayan beyaz boya taneleri.

Sevgili Aden
Bir film izlemiştim. Yıldız kaydığında dünyaya güzel bir kız düşüyordu. Cadılar onun kalbini sonsuz yaşam için, kötü prensler ise boynundaki kolyeyi saltanatları için istiyordu. Bu kadar güzel olmak beraberinde sorunlar getiriyor işte.

Aynı filmde yıldızlar dünyayı seyrediyordu. Yüzyıllardır dünyayı seyreden yıldızlara göre dünyayı izlenebilir kılan aşklarmış.

Eğer yukarıdaki güzel yıldızlar dünyayı, bizi izliyorsa sandığım kadar yalnız değilim demektir. Birileri uzaklardan beni izliyor. Merhaba yıldızlar! Benim hayatımı izlenebilir buluyor musunuz? Hayatımda hiç aşk yok ama… Beni izleyen birileri olduğu için memnun oldum.

Sevgili Aden
Gökyüzünde kutup yıldızını buldum. Büyük ayı, küçük ayı. Yıldız kümeleri. Ve yalnız olan Satürn'ü gördüm. Diğerlerinden daha parlaktı. Ve daha bir sürü ismini bilmediklerim, ışığını görmediklerim.

11 Ağustos 2017 Cuma

Fargo

Fargo aynı ismi taşıyan ve Coen kardeşlerin yönettiği 1996 yapımı filmden esinlenerek diziye çevrilmiştir. Kara mizah- suç türündeki dizi Noah Hawley tarafından yazıldı.

"-Ben polisim baba.
-Biliyorum. Ayrıca biliyorum ki bu dünyadaki insanlar hostesten çok devletin polisini vurmaya eğilimliler."

Dizi 3 sezondan oluşuyor. Her sezonda farklı olaylar olsa da aslında küçük ayrıntılarla birbirine bağlı. Birçok ünlü oyuncunum yer aldığı bu dizinin konusu:ABD'nin soğuk, karlı Minesota eyaletinde gerçekleşen cinayetleri anlatıyor.

Dizinin genelindeki karakterleri sınıflandırırsak seri katiller, polisler, patronlar ve ahmaklar var. (Sınıflandırmayı ben yaptım.) Ahmakların hatalarıyla kan, cinayet, kovalamaca başlıyor. Dizi ağır ilerliyor fakat izlerken değişik bir tat alıyorsunuz. Her an bir gizem hakim dizide.


"Birde bir polisin gördüğü şeyler var. Cinayet, şiddet ve her türlü suç. Birde senin ilgilendiğin şeyler var. O da eğer yanılmıyorsam vahşet. Açık ve net. Kıyım nefret ölü bakışlı ve köpekbalığı gülüşlü iblisler... Bir gün evlenecek ve çocuklara karışacaksın ve onların yüzüne bakınca dünyadaki güzellikleri göreceksin. Çünkü görmezsen nasıl yaşayacaksın?"

Her bölümün başında "This is a true story." cümlesi beliriyor ve sonrasında true kelimesi siliniyor. En sonunda sadece story kalıyor. Bu girişiyle bile gönlüme taht kuran bu dizinin yerini Game Of Thrones, Breaking Bad ve The Walking Dead ile ayrı tutuyorum.

Eğer filmini beğendiyseniz dizisini kesinlikle izlemelisiniz. Filmini beğenmediniz mi? Benim gibi dizisine bayılabilirsiniz.


*Dedikodu Bölümü. Sürprizbozan içerir.*
3. sezonu izlerken en güzel sezonun 3 olduğunu düşünüyordum. Finalini izleyince sıralamada en sona attım. Güzelim sezonu bir bölümle bozdular.

İlk sezon Molly'yi izlememizin ardından 2. sezondan küçük Molly ve babasını izlemek çok güzeldi.

Polisleri seviyorum o yüzden en sevdiğim karakterler Gus Grimly ve Gloria Burgle oldu. En kötü katil ise Lorne Malvo değil miydi? Dizinin en tiksinç adamını Varga seçiyorum. W. M. Varga sahnelerinde yemek yiyenlere geçmiş olsun.

Dedikodu araya girince uzun bir yazı oldu. Hadi artık bana müsaade.

8 Ağustos 2017 Salı

Ağustos Kutusu #1

*Güzel Şeyler*

🎜


...

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı
...

3 Ağustos 2017 Perşembe

The Panic in Needle Park - Esrar Bitti

*God Help Bobby and Helen. They are in love in Needle Park*

Uyuşturucu bağımlılarının, hırsızların mesken edindiği Needle Park'ı evi olarak benimsemiş Bobby ve Helen'in aşkını izliyoruz. Uyuşturucuya müptela olmuşlardır ve Needle Park'ta esrarın ve paranın azalmasıyla mücadele etmeye başlarlar.

Bobby'nin Helen'a sahip çıkmasıyla başlıyor film. Bobby ağzında sakızıyla, Helen'a derin bakışlarıyla sempatik bir tip. Helen ise Bobby'ye bağlı, saf bir güzelliğe sahip ve sakin. İkilinin aşkları, planları ilk başta güzel gitse de zamanla uyuşturucu için yapmayacakları şey kalmıyor.  Üzülerek izliyorsunuz hayatlarını, dibe batışlarını. "Yeter çıkın şu pisliğin içinden." diye söyleniyorsunuz. Yürek burkan, ağır bir film.

Bunların yanında film biraz sıkıcı, sakin. Belgesel tadında gibi biraz. Filmi izlerken sıkılanlar olabilir. Zaten Helen çok sessiz bir tip. Bobby'nin kafasında ise her daim kırk tilki döndüğünü ağzındaki sakızı çiğnemesinden anlıyorsunuz. Hayatın içinden fakat başka bir köşesinden bir film işte.


*Ben bıraksam o beni bırakmıyor. (son sahnesine ithafen)*


31 Temmuz 2017 Pazartesi

Game of Thrones

"

-Huzuruna çıktığınız Targaryen Hanesi'nden Daenerys Fırtınadadoğan: Demir Taht'ın gerçek varisi, Andallar ve İlk İnsanlar'ın gerçek kraliçesi, Yedi Krallık'ın Koruyucusu, Ejderhaların annesi, Büyük Çim Denizi'nin Khaleesi'si, Ateşgeçirmez, Zincirkıran.
- ...Bu da Jon Snow...Kuzeydeki Kral olur."

 7 sezondur beklenen sahneyi bloguma yazmadan duramadım :p

30 Temmuz 2017 Pazar

End of Watch - Tehlikeli Takip

"Ben bir polisim.Seni tutuklamak için burada bulunuyorum. Yasayı çiğnedin. Yasayı ben yapmadım. Hatta bazen yasayla aynı fikirde olmayabilirim fakat onu uygulayacağım. 
...
Eğer kaçacak olursan seni kovalarım. Benimle dövüşmeye yeltenirsen, seninle dövüşürüm. Eğer bana ateş açmaya kalkışırsan karşılık veririm. Yasa gereği, öylece çekip gitmem söz konusu değil. Ben bir sonucum, ödenmemiş faturayım. Ben bir rozeti ve silahı olan kaderim. Rozetimin altında tıpkı seninki gibi bir kalbim var. Bende kanar, düşünür ve severim. Ve evet, öldürebilirim.
...
İnce mavi çizgi. Avı avcılardan koruruz. İyiyi ise kötülerden. Biz polisiz."

Brian Taylor ve Mike Zavala Los Angeles'da görev yapan iki genç polistir. Devriye esnasında başarılı işler yapmışlardır ve uyuşturucu çetesinin hedefi haline gelmişlerdir.

Film o kadar doğal ki polisleriyle, suçlularıyla, konuşmalarıyla gerçek bir polisin hayatını izliyor hissine kapılıyorsunuz. Karakterler çok doğal.  Hiçbirinin ailesi katledilmemiş ya da hiçbiri katillerle kafayı bozmamış. Devriyelerini bitirip eve dönmek isteyen, aile kurmakla ilgilenen tipler. Korkuyorlar, tereddütleri oluyor, hata yapıyorlar. Hani "Senin olayın ne?" diye sorarlar bazen, işte bu filmin olayı da gerçekliği amaçlamış olması bana göre.

Bu gerçekliği bozan tek bir şey vardı.  Brian'ın sevgilisi rolünde oynayan oyuncu: Anna Kendrick. Onu görünce aklıma direk Pitch Perfect ve Cup Song geldiği için filmin havasından çıktım. Aynısı Game of Thrones'da Ed Sheeran'ı gördüğümde olmuştu.

Aksiyon ve suç  seviyorsanız; küfürlere tahammülünüz varsa (Aşırı küfür var. Bir müddetten sonra bıktırıyor.) izlediğinizde beğeneceğinizi düşünüyorum.

26 Temmuz 2017 Çarşamba

Uçurtma Avcısı

Bazen çabaladığımda boşa çabaladığımı daha iyi bir yol olduğunu fakat onu bulamadığımı hissediyorum. Ama yaşadığım zorlukları yaşamamış olsam hayatımın bir hikayesi olmaz değil mi? Öyle işte...

"
-Sihirli bir fincan bulan adamla ilgili. Gözyaşlarını fincana akıttığında inciye dönüştüğünü öğreniyor. Hikayenin sonunda elinde bir bıçak ve kollarında karısının cesediyle bir inci dağının üzerinde oturuyor.
-Yani karısını öldürdü mü?
-Evet, Hasan
-Böylece çok ağlayıp zengin olacaktı.
-Evet, hemen anladın.
-Hikaye hakkında soru sormama izin verir misin peki?
-Tabi ki.
-Adam neden karısını öldürmek zorundaydı?
-Çünkü her gözyaşı inciye dönüşüyor.
-Evet ama neden sadece soğan koklamadı?"